Kapo kelimesinin anlamını biliyor musunuz ?

Yakın zamana kadar ben de bilmiyordum. Viktor E. Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” adlı kitabından öğrendim. Kitap çok akıcı ve gerçeklere dayanıyor. Özetle Hitler’in 1945 te Yahudi Toplama Kapmları’nı anlatıyor.

Daha kitabın başlarında Kapo’dan bahsediyor yazar, şöyle tarif ediyor; “Kapolar hiçbir zaman aç kalmamıştır, aslında Kapo’ların bir çoğu toplama kamplarında yaşamlarının önceki dönemlerinden olduğundan daha iyi bir yaşam sürmüşlerdir. Kapolar çoğunlukla tutuklulara gardiyanlardan daha katı davranıyorlar ve tutukluları SS adamlarından daha acımasızca dövüyorlardı. Kapolar elbette kişiliği böyle işlere uygun olan tutuklular arasından seçiliyordu ve kendilerinden bekleneni yapmadıklarında anında görevden alınıyorlardı”

Bu cümleleri okuduktan sonra duraksadım ve düşündüm, “Hmmm.. sanırım bu tarife uygun insanlar tanıyorum” diye iç geçirdim, kitabın okuduğum sayfasına parmağımı koyup kapağı kapatıp derin derin düşündüm.

Kapo olmak dönek olmak mıydı ? İnsan neden kapo olabilirdi ki ? Bu sorulara kendi düşüncemle yanıt bulamayınca hemen internette araştırdım. Sözcü’de Soner Yalçın’ın “Kapolar” adlı yazısını buldum ve bir çırpıda okudum. Okumakta olduğum kitapta belirtilen Kapo’luk müessesesinin tesfiriydi adeta bu yazı. Kapo’nun ne olduğunu ve günümüzde nasıl iş gördüğünü anlatıyordu. Kitabı okumaya ara vermemi sağlayan düşünce tam olarak bu yazıda anlatılan düşüncelerdi.

Sonra Kapo için bir tanım toparladım kafamda ve şöyle belirledim ;

Kapo; Mutlak otorite tarafından otoritenin amaçlarına yönelik tüm hizmetleri eksiksiz yerine getirmekle görevlendirilen kişi ?

Sonra düşündüm, otoriteye karşı çıkma cesaretinde bulunan kaç kişi bu eyleminin sonucunda mevcut konumunu koruyabildi ? Bu durum devam ediyorken otoritenin gücünü etkin kılma konusunda görevlilerin adı ne olabilirdi ? Yandaş ? Yalaka ? Dönek ? Hayır… Kapo !

Biraz inceleme yaptığımda gerçekten de Kapo’luk müessesesinin 1933 te Adolf Hitler tarafından oluşturulduğunu gördüm. Adolf Hitler iktidarının gücünü arttırmak için 1945 te gaz odalarında öldürüp sabun yapacağı Yahudi Mahallerindeki kişileri bile Nazi Propagandasında görevlendirmiş.

Buna benzer bir manzarayı ülkemizde de yaşıyoruz sanırım, iktidar partisi tarafından görevlendirilen kişi ister başbakan olsun ister genel kurmay başkanı mutlak otoritenin istediklerinin dışına çıktığında anında görevden alınıyor hatta cezalandırılabiliyor. Otoritenin istediklerini yerine getiren kişi suç dahi işlese görevinde kalabiliyor hatta daha derin yetkilerle donatılabiliyor.

İktidarın mahallelerde gençlik kolları teşkilatı adı altında, mahallenin hızlı gençlerine kıyak geçtiği dedikodularına inanmamıştım ama sonra birkaç hızlı gencin iktidar partisi temsilcisi olduğunu ve parti için hizmet ettiğini görünce Hitler aklıma geldi. Sanırım bir çok noktada kopya çekiliyordu mesela;

  • “Ein Volk, ein Reich, ein Führer”, Türkçede “Tek Halk, tek İmparatorluk, tek Lider” bizde de Tek vatan , tek millet , tek devlet !
  • “Führer Size 11,5 Milyon Metreküp Kömür Verdi, Siz de Ona Oyunuzu Verin!” – Bizde ; Kömür, makarna dağıtımı.
  • Kapoluk ; 1933 te Yahudi gençlere verilen Kapoluk bizde başta MHP olmak üzere bir çok gence verildi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*