6 Gün Kuralı

Bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre bir şeyi altı gün boyunca unutmuyorsanız ömür boyu unutmayacaksınız demektir. Bir olay, bir durum ve bir bilgi aklınızda  6 gün boyunca yer ettiyse artık beyninizde o bilgi için bir bölüm açılmış oluyor. O bölüm nöral bir alan olduğu için ömür boyu kullanılabilir halde duruyor.

İnsan, kendisi için iki önemli konuda beyninde ömür boyu unutamayacağı alanlar oluşturur. Bunlardan birincisi acı ve hüzündür. İnsan beyni acı, hüzün ve zor zamanları asla unutmaz çünkü beyin çözüm odaklıdır. Zor zamanlarda siz istemeseniz de beyin o konu üzerinde düşünmeye devam eder. Bu düşünme 6 günü geçtiğinde ömür boyu unutulmayacak bilgi beyinde yer etmiş olur. Diğeri ise mutluluktur, acı ve hüzün ile mutluluk arasında yer edinme farklılığı vardır, tüm mutlu duygular beyinde kalıcı yer etmez. Sadece o ana kadar hiç elde edilmemiş mutluluk durumunda beyin bu mutluluğu günlerce düşünür, belki altında olumsuz sonuçlar arar, belki de bu kadar mutlu olabilmenin arkasında farklı sebepler mi var sorgular, nasıl olursa olsun mutlu olunan konu üzerinde 6 günden fazla düşünüldüğünde o an veya durum ömür boyu hatırlanacak bir hale gelir.

İnsan beyni sıradan zamanları , sıradan olayları veya sıradan çıkarımları akılda tutma eğiliminde değildir, sürekli yapılan eylemlerde rutinleri oluşturan ana hatlar anı olarak akılda tutulur ve bu veri alışkanlık olarak yer tutar. Bu sebeple insanların çoğu işe gidip gelirken yolu uzatsalar bile aynı güzergahı kullanırlar.

Yukarda verilen bilgiler insan ilişkilerinde de aynen geçerlidir. Biri sizi çok üzdüğünde, ilk kez o kadar çok mutlu ettiğinde ve size kendini alıştırdığında o kişiyi ömür boyu unutamayacaksınız demektir. Yerine başkasını koyabilirsiniz, daha mutlu veya daha mutsuz olabilirsiniz, başka alışkanlıklar edinebilirsiniz, ne yaparsanız yapın unutulmaz alana soktuğunuz o kişileri hatırlayacaksınız.

Burada önemli bir nokta vardır, hissiz bir hatırlama anı. Bir olayı, bir kişiyi veya alışkanlığı hiçbir duyguya kapılmadan da hatırlamak mümkündür. Aklınızda kalması için mutluluk – acı – alışkanlık üçlemesinden biri gerekli iken duygu yönetiminde bunlara gerek yoktur. Yirmi yıl boyunca ileri  derece tiryaki durumda sigara içen kişi yemek sonrası muhteşem bir istek ve arzu ile nikotin açlığı çekerek sigarayı hatırlarken aynı kişi sigarayı bıraktıktan 7 yıl sonra aklına sigara geldiğinde bu duyguların hiç birine kapılmaz. İlişkilerde de bu durum böyledir, önceden kalp atışlarınızı bile değiştiren insan şimdi aklınıza geldiğinde  tam bir duygusuzluk hali yaşayabilirsiniz. Bu onu unuttuğunuz anlamına gelmez sadece hatırlanan üzerinden çıkarımlar yapılan bir veri olarak beyninizde yer ediyordur.

İnsan beyninin yegane görevlerinden biri de vücudu tehlikelere karşı korumaktır. Bunun için gerekirse varsayımlara dayanan koruma mekanizmaları geliştirebilir, ön yargı, evham, şüphe bu mekanizmalardan bazılarıdır. Sizi üzen, çok fazla mutlu eden veya alışkanlık haline gelen kişi veya durumlar beynin gelecekte yaşayacağı durumlar için örnek alacağı noktalardır. Öncesinde canınızı sıkan eylemler tekrar yaşanmaya başladığında beyniniz size sıcak soba uyarısı verir, çünkü daha önce sobanın el yakan bir araç olduğunu bilmezken çektiği acı kendisinde unutulmaz bir alan bırakmıştır.

Bu sebeple gerek ikili ilişkilerde, gerekse hayatınızın diğer aşamalarında beyninizde yer ettiğiniz verilerin durumunu iyi değerlendirmeniz gerekmektedir. Bir şeyi uzun yıllar unutmadıysanız ve unutmadınız o şeyler farklı kişi ve zamanlarda tekrar yaşanmaya başlıyorsa yüksek ihtimalle daha önce yaşadığınız durumlar oluşacak ve öyle sonuçlanacaktır. Bu durum beyninizin sizi korumak için uydurduğu vesveseli düşünceler ve ön yargılar da olabilir. Ya da olmayabilir…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*